Rock bukalemunu David Bowie, kendi şirketinden ilk albümünü çıkardı; Heaten
Rock’ın tüccar terzisi; David Bowie
30 yılı aşan kariyeri içinde kılıktan kılığa girdiği için rock dünyasının bukalemunu olarak tanınan zarif ve içten davranışlı David Bowie, 55 yaşını geride bırakmasına rağmen emekli olmayı düşünmüyor. Geçenlerde piyasaya sürdüğü albümü “Heathen”ın merkezine ‘ıstırap’ temasını yerleştirerek, profesyonelce bir kendine güveni ortaya koyuyor; 40 yılın tecrübesi, 60’lardan bu yana yıldız kişiliğinin olanaklarını zorlayarak konserlerini tiyatro ve moda şovlarına dönüştürdü, parçalarını punk, elektronik ve dans ritimleri ile besledi. Günümüzde ise rock’ın en zeki girişimcisi kabul ediliyor.
“Heathen”, Bowie’nin kendi plak şirketi Iso’dan çıkarttığı ilk albüm. 1997’de 55 milyon dolarlık Bowie bonosu satan, bir yıl sonra Ultrastar teknoloji şirketini kuran ve sanat okulu geçmişini değerlendirmeyi bilen biri olarak bowieart.com sitesinde, umut veren öğrenci işlerini küçük bir komisyonla pazarlayan biri; aynı zamanda Londra’daki çağdaş müzik, film ve görsel sanatlar festivalini organize etti. İnternetin mesleki olanaklarını inceleyerek, Sony ile dağıtım anlaşmasını kısa süreli tuttu. Müzik pazarında her şeyin 10 yıl içinde değişeceği ve telif hakkının ortadan kalkarak, müziğin su ve elektrik gibi insanlara ulaşacağını öngören Bowie, şimdi bundan yararlanmayı planlıyor; bunda büyük bir ticari heyecan yakalaması, yaklaşımının ticari boyutunu ortaya koyuyor.
Aile babası olarak Bowie, eşi İman ve iki yaşında kızını turnelere rağmen ihmal etmiyor. Artık 20’li yaşlarındaki sanatçılarla yarışmayı düşünmüyor; dergilerde eskisi kadar kapak olmasa da, radyo ve televizyonda çok yoğun çalınmasa da, Moby ve Nine Inch Nails gibi hayranları onunla turneye çıkmak için can atıyor.
“Heathen”da Bowie geçmişine dokunduruyor; ‘Slow Burn’ parçası ‘Heroes’u çağrıştırıyor. 1969’da “Space Oddity”de duyulan stylophone, (pikap iğnesi ile çalınan minyatür org), ‘Slip Away’de analog bir klavye ile yeniden canlanıyor. Albüm, ‘Sunday’ ile başlıyor ve kendi adını taşıyan parça ile bitiyor; her ikisi de 11 eylülden önce yazılmış apokaliptik senaryolar. Onun için yeni bir şey olmayan sezgilerinin gücünü ispatlıyor, kişisel ve toplumsal krizleri şarkı formatında ortaya koyuyor. ‘Afraid’ ve ‘I Would Be Your Slave’ parçalarında aşk, güvensizlik ve fani dünya var.
“Heathen” birkaç tane de cover şarkı içeriyor. Neil Young, Legendary Stardust Cowboy ve Pixies’den şarkılar var. Bunlar Tin Machine’deyken onu desteklemiş isimler. Bu nedenle Bowie bir vefa borcunu ödüyor onlara. Albümdeki yalnızlık ve hasret temalarıyla uyuştuğu için de Young’dan ‘I’ve Been Waiting For You’ adlı şarkıyı seçti.
‘Slow Burn’deki efsane Robert Fripp imzalı gitar riflerinin bu albümdeki sahibi bir başka değer Pete Townshend. Bu albümün eski havasını hatırlatan şeylerden biri de, 70’lerde Bowie’nin başarılı albümlerine imza atmış prodüktör Tony Visconti’nin 20 yıl sonraki varlığı. “Heathen”ın dokunaklı tarafı, eskinin yeniden hatırlanması. “Hunky Dory”nin amatör ruhlu çocuksu heyecanı büyümüş. Bu Bowie’nin son on yılında çıkardığı en yalın çalışma. Major Tom, Ziggy Stardust ve Thin White Duke gibi kendi konsepti içerisinde üstelendiği önemli roller, bu albümle beraber boşlukta kapana kısılmış kayıp ruhlar gibi. Yine de Bowie’nin iç titreten ses tonu, zengin kadrosu ve albüme yansıyan kişiliği “Heathen”ı kayda değer bir çalışma haline getiriyor.
Orta yaşı biraz geçkin klüp çocuğu gibi göründüğü birkaç albümden sonra, yaşını hatırlayarak ‘olgun’ temalarla haşır neşir olduğu ve kişisel tonların ağır bastığı bir albüm çıkarmış. İlk defa bir şarkı yazarı olarak gösterdiği nezaket yaşlılığa işaret ederken, albüm adının “Heaten” olması, 11 eylül sonrası psikolojiye teğet geçmiş. Dindar sayılamayacak birinin elinden çıkan terk edilmişlik ve yalnızlık hakkındaki şarkılarda, 55 yaşa karşın fazla bir şeyin değişmediğini söylemek mümkün; sadece yaşlandıkça soruların sayısı artıyor ve yanıtlar yeniden düzenleniyor. Bowie farklı olarak, hiçbir zaman cevaplanamayacak soruları kendine tekrar tekrar soruyor. Haklı olup olmadığını sadece 55 yılı geride bırakanlar bilir.
