Demo tadında konser; Jonathan Richman

by · Mart 28, 2005

Kült figür Jonathan Richman, hiçte akıl karı olmayan bir projeyle (belki proje bile denemez) 24 Mart Perşembe akşamı Vox’da çaldı. Hem de ne çaldı!

İstanbul’da bizim gibi bir avuç delinin kült figürlerinden biri olan Jonathan Richman, hiçte akıl karı olmayan bir projeyle (belki proje bile denemez) 24 Mart Perşembe akşamı Vox’da çaldı. Hem de ne çaldı! Tüm promoter’lar bugüne değin bildiklerini unutsun ya da yanlış olduğunu kabul etsin; bu kadar akıl dışı ve basit bir formatın (bir davul, bir İspanyol gitar), insanları bu kadar eğlendirebileceğini hiç kimse düşünemezdi.

Orkestrada olmayan enstrümanların bıraktığı boşlukların yarısını izleyicinin ‘Yeah’ları, ‘Ow, Ow, Owww’ları, coşku dolu ‘olley’leri ve mutluluk çığlıkları tamamlıyordu. Bazen de zevkten kendini yitirmiş bir rock’n roll stuff’ının haykırışları, usta bir klavyecinin elinden çıkmış bir solodan daha iyi sonuç veriyordu. Boşluğun diğer yarısını da, post-foxtrot hareketleriyle, hiç durmayan (hatta bazen bir karateci gibi 180 derecelik bir açıyla havaya kalkan) sol bacağıyla, aralıklarla sol avuç içinde dönüp duran İspanyol gitarıyla, pozitif enerji saçan yüz mimikleriyle Jonathan dolduruyordu. Kısaca bir rock’n rollcuda olması gereken tüm özelliklere sahipti aortları çökük, uzun boylu sıska meczup. Kendini otomatiğe almış, sadece kas şartlı refleksiyle çalan alkolik davulcu Tommy Larkins ise, konser boyunca hiçbir şeye umursamaksızın ve konuşmaksızın kafasında odaklandığı kara deliğe bakıyordu.

Yaklaşık 60 dakika süren, tam bir küçük bar konseri formatındaki bu naif, coşkulu ve etkileyici şölen (her şeyiyle yerli yerinde, samimi, abartısız ve kasıntısız oluşuyla da), rock’n roll sapkınlarından tam puan aldı. Bitimde herkes Jonathan’ın sahneye bir daha geleceğini düşünüyordu, ama eğlenmeyi bildiği kadar cool takılmayı da bilen bu kült adam, bırakın bis’i mekanda müzik çalınmasına bile izin vermedi. Oysa hiç kimseyi bis için bu kadar uzun süre alkışlamamıştım. Tadı damağımızda kalmış olsa da, bir yerlerde bir daha karşılaşacağımıza dair umutla ayrıldık oradan.

Minik not: Ülkemizin ‘önde gelen’, pek çok dergi, gazete ya da TV’de arzı endam edip ahkam kesen, pazarlama erbabı ‘müzik yazarlarımız, insanımız’, bu konserde yine aramızda değildi.

Kategori: Studyoimge

Yoruk Bırak