Palyaçonun üç maskesi; Eminem

Hızlı rapçi Eminem’in son albümü “The Eminem Show”, korsan tezgahında boy gösterince, albümün yasal yayın tarihi Universal tarafından bir hafta öne çekildi ve underground olmakla övünen büyük firma şaklabanı, albümünü sokak tezgahlarında satanlar için basının önünde ağza alınmadık küfürler savurdu. Onun yeni bir suçlu kuşağı yarattığını söyleyenlerin konuya yaklaşımı ironik; bu olay yüzünden para kaybedeceğini düşünerek fevrileşen bir sanatçı tiplemesi hiç sempatik değil.

“The Eminem Show”, Eminem’in daha önceki iki albümü gibi pervasız sözler içeriyor ve pop kültüründe hayasızlığın paraya çevrildiği bir döneme işaret ediyor. Şurası muhakkak; sokağın küfür kültürünü ve nasıl para edeceğini en iyi bilenler, kartellerin ve medya tower’ların tepesinde oturarak insanlığından arınma evrimi geçirmiş takım elbiseli, kravatlılar sınıfı. Asiliğin pazarlandığı bir sektörde, Manu Chao’sundan Lou Reed’ine, Pink Floyd’undan Eminem’ine kadar her biri, ‘sektörün sağlam adam’ı rolünü oscar kazanacak kadar iyi oynuyorlar. Sahte muhaliflere ve pazarlamacılarına kapınızı açmayın.

Marshall Mathers adında biri; rapçi alter egosunun adı Eminem ve onunda Slim Shady diye kaçık bir kişiliği daha var. O sürekli bunlardan birini oynarken, karakterler arasındaki çizgiler ve açık anlamları oldukça bulanık. “The Eminem Show”da da her üç kişilik uyum içersinde ve Matruşka bebekleri gibi iç içe geçmiş. Slim Shady öfkeli bir imgelem, genç asilerin omuzları üzerindeki şeytan, muhafazakar ailelerin kabusu. Eminem, yasal olmayan bir evliliği olan ve politik koku alma gücü yüksek bir rapçi. Marshall Mathers ise, güvensizliklerle dolu masum bir çocuk. Uyanık rapçi, kişilikler arası ilişki ve geçişleri tiyatral bir düzende kurgulayarak, istediği gerilimi elde ediyor. Örneğin albümün ilk single’ı ‘Without Me’nin klibinde Eminem, Bin Ladin kılığında dans ederken, aynı anda kendi içinde ve dışında olmayı ustaca beceriyor. Marshall Mathers kişiliğinde, Eminem oldukça narsist; derinden yaralı ve ebeveynlerinden nefret ediyor, ama kızını çok seviyor. Kendisini bebekken terk eden babası hakkında veryasın ediyor; kendi çocuğuna yaklaşımı ile babasınınki arasında analoji kuruyor. Marshall’ın duygusallığa karşı bir zaafı var, tüm küfürbazlığına karşın o naif biri. Slim’in sanatı saldırgan, ama saldırganlık onun sanatı. Peki, bunda bir sanat değeri var mı?

29 yaşındaki Eminem, Detroit sokaklarında yer altı kültürüyle büyümüş. Okul kavgalarıyla dolu uyumsuz geçen çocukluk yıllarının ardından, kendisi ve nefretleriyle ilgili tuttuğu karalamaların en iyi rap ile ifade edilebileceğini düşünerek, müzisyenlikte karar kılmış. İlk mini çalışması “Infinite”, takıldığı semtin Hip-Hop gurusu Dr. Dre’yi etkileyince, beyaz olmasına rağmen siyah camiaya bir babanın referansıyla adım atmış.

MTV’de ilk boy gösteren şarkısı ‘My Name is…’, Marilyn Manson’dan Bill Clinton’a kadar pek çok ünlü şahsiyetle cesurca ti geçmişti ki, bir anda Dr. Dre ile ‘Guilty Conscience’de aşık atınca, ‘hip-hop dünyasının büyük beyaz umudu’ sıfatına sahip oldu. Bu olağanüstü durum, varoşlardaki siyah ranta göz dikip, kültürlerini yağmalayıp, onlar üzerinden beyaz şirketlere para kazanmakla suçlandı. Siyahı ‘ıslah’a çalışan beyaz, siyaha sanki özgür ve özerkmiş yanılsaması yaratarak, düzen içi bir sağaltım alanı açmak için Eminem’i seçmişti. “The Slim Shady LP” ve “ The Marshall Mathers” albümleri hakkındaki tartışmaların çoğu, karısını öldürmekle tehdit eden adamın homofobisini dile getiren sözlerinden doğmuştu. ‘Mommy’ şarkısındaki küfürler nedeniyle, muhafazakar görüşlü annesi ona ‘kişilik haklarına saldırdığı’ gerekçesiyle 10 milyon dolarlık bir dava açtı. Hiç önemli değildi bu para, çünkü albümleri, iki platin kazanacak kadar satış yapmıştı. Müshil almışçasına ağzından motor gibi sözcük dökülen Eminem, sadece annesi değil, kafasını bozan her şey için konuşuyordu; New Kids on the Block, Britney Spears, Ricky Martin ve N Sync gibi tüm kepazeler hedef tahtasındaydı. Bu bir çeşit terapiydi onun için. Kokuşmuş toplumun dejenere insanını temsil eden adam, “yeni sanatsal yaratıcılık” adına suçsuzdu, ama insanlık adına henüz belli değil!

Her ebeveynin kabusu, uyumsuzlar kahramanı, politikacıların azılı rakibi ve boyalı basının mezesi, bir hip-hop şampiyonu, tehlikeli bir evlat ve sevgi dolu bir baba sıfatlarının sahibi Eminem, artık medya imparatorlarının ceplerini dolduracak kıvama geldi; o Frodo veya Örümcek Adam gibi bir karakter. Yazın başlayacak turnesi Eminem’in dar perspektifi açısından “Star Wars: Episode II”nun vizyona girişinden farksız; tehlikeli bir palyaçodan, yorgun bir kahramana dönmüş.

Bu yazı Cumhuriyet kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>