Gecikmiş bir saygı kritiği: David Sylvian “Blemish”

by · Mayıs 20, 2005

David Sylvian’ın “Blemish” adlı albümü 2004 yılında yayımlanmış olmasına karşın, onun hakkında kısacık da olsa, bir değerlendirmenin bir yıl sonra Türkçe yazılmış olmasının ayıbının tek nedeni biziz. Bu gecikmiş kısacık saygı kritiği, tüm modern konseptli elektronik müzik takipçilerinin affına sunulur.

Herkes bilir ki, Sylvian’ın minimal elektronik şarkılarının, ortaçağ Alman edebiyatında mühim bir yere sahip olan trabodour şarkılarından çok bir farkı yoktur; sonuçta her ikisi de fena halde alışkanlık yapar. Kraftwerk’in ambient versiyonu tadındaki Sylvian şarkılarından oluşan “Blemish” albümü, bildiğimiz tüm ölçüleri top yekun altüst ediyor. O yüzdende güzelliği lekeleyerek bozmak anlamına gelen albümün adı, alışıldık şarkı formuna karşı ince bir eleştiriyle birlikte açık bir tavır ortaya koyuyor.

Kırılgan sadeliği ile duyguları okşayan “Dead Bees On A Cake”den sonra, “Blemish” ile duygularda ve tınılardaki minimalliği bundan daha da ileriye götürebilmiş olması Sylvian için umulmadık bir çıkış oldu. Albümdeki ıstırap dolu şarkıların yarısından çoğunda, Sylvian gitarı ve vızıldayan elektronik tınıları ile baş başa. Yalnızlığının değerini iyi bilen sanatçımız cafcaflı sanatçıları konuk etmiyor, iddialı bir kapakla çıkmıyor; sadece müzik dünyasının ileri derecede meraklıları tarafından tanınan iki gitarcıyı (hatta elektronikçiyi) Derek Bailey ve Christian Fennesz’i ağırlıyor. Açılıştaki 14 dakikaya yaklaşan ve albüme adını veren parçanın, sade synthesizer’lar eşliğindeki Sylvian’ın markalaşmış sesinden başka güvenecek hiçbir şeyi yok. Bu durum rahmetli Harry Nilsson’ın bir keresinde biriler için “New York’un telefon rehberini de okusa güzel bir şarkı olurdu” dediği şeyin Sylvian’a cuk oturduğunun ispatı. Bailey ve Fennesz’in mini minnacık katkılarını hariç tutarsak, The Wire tarafından Robert Wyatt’ın “Cuckooland”inin ardından yılın en iyi ikinci albümü seçilen bu tek kişilik albümün, ona güç veren parametrelerini anlamak oldukça zor. Çünkü daha önce dinlediğimiz albümleri değerlendirmeye tabii tuttuğumuz ölçüler kapak çalışması Atsushi Fukui tarafından gerçekleştirilen “Blemish”e pek uymuyor. “Blemish”, bugüne kadar tanıdığımız ve dört elle sarıldığımız tüm albümlerden daha özel. Sylvian tüm gücüyle ticari olmayan bir tevazua sığınıyor.

Bizim değer verdiğimiz şeyde bu zaten. Geçte olsa teşekkürlerimizin kabulü dileğiyle…

Kategori: Studyoimge

Discussion1 Comment

  1. pellin diyor ki:

    ‘boş ev’(bin jip)filminden çıktık ve üçümüzünde aklında aynı şey vardı filmin müziği…filmde pek replik olmamasına karşın arada bir giren şarkı filmi doldurmuştu. büyülü bi şarkı olarak kaldı içimde, kim yapmış bunun müziğini?… işte david sylvian

Yoruk Bırak