Altın yumurtlayan acılar

Rock müzik tarihinde üzerinde en çok tartışma yürütülen gruplardan biri olan Nirvana’nın defteri kapamasından çok sonra yayınlanan ve grubun kendi adını taşıyan CD, siyah zemin üzerinde gümüşi parlaklıktaki yazısı ve içindeki renksiz fotoğraflarıyla tam bir matem davetiyesi; bu ölüm sonrası albüm, mevtanın arkasından yapılan helva yeme törenini anımsatıyor. Kabul etmek gerek ki, Nirvana hiçbir zaman eğlenceli olmamıştı, grup en keyifli zamanlarında bile, fatalist bir aura ile çevriliydi, ama hiç bu denli de insanları rahatsız edecek kadar büyük bir ciddiyet içinde sunulmamıştı.

Kurt Cobain’in planlanmamış (ama her nedense, doğru bir zamana denk gelen) ölümünden sonra bile, grubun üzerine kurulmuş olan çarklar dönmeye devam etti, halen de ediyor. O bir rock mesihi gibi pazarlanırken, plak şirketi için her şey yolunda tıkır tıkır işliyor.

Bu albümün içindeki tek yeni parça ‘You Know You’re Right’; kaydının üzerinden yıllar geçtikten sonra bulunan bu kayıp parçaya sahip olmak için, grubu seven herkesin bildiği şarkılarla dolu bir albümü satın almak zorunda olmak hoş değil. İnkar etmemek gerekir ki, yine de albümdeki parçaların her biri ayrı güzellikte ve güçte. Ne var ki, onları yazan ve söyleyen kişinin sağlığında mutluluk denen şeyi bulamamış olması, ismi ile bir çok saçmalığa ve miras kavgalarına konu olması, kimsenin sevincine ve rahatına gölge düşürmüyor.

11 yıl önce Nirvana, rock müziğindeki bazı kuralları yıktı; aradan iki buçuk yıl geçti ve grubun beyni, şarkıcısı ve şarkı sözü yazarı Cobain intihar etti. Ölümünün ardından bıraktığı bir sürü anı malzemesi, bazı uyanık insanlara kazanç kapısı sağladı. Son olarak 2002’nin kasımında Cobain’in anı defterleri piyasaya sürüldü. Bu günlük onun eskizleri, notları, günlük koşuşturmacası içinde o an aklına gelenleri karaladığı sıradan fikirleri ve sevdiği insanlara yazdığı, ama asla gönderemediği mektuplarından (örneğin Courtney Love’a evlilik öncesi yazdıkları) oluşuyor. Bu yazılarda parçalanmış bir kişilik, düşle gerçek arasında kaybolmuş bir adam var. Onun hakkında daha çok fikir sahibi olmak isteyenler (artık hakkında pazara çıkmayan bir bilginin olup olmadığını bilinmez) için iyi bir kaynak.

Nirvana’nın kariyerindeki tartışmasız en ilgiye değer albüm olan “Nevermind”ın çıkışının ardından, hiç hesapta olmayan bir şey gerçekleşti; grup büyük bir ticari başarı yakaladı. Kelimenin tam anlamı ile Cobain’in felaketiydi bu.

Cobain aniden elde ettiği ünü içselleştirememiş biriydi; ününü sindirilememiş olması, onu eroin bağımlısı yapan nedenlerin başında geliyordu. Hayatının son üç yılında çektiği mide ağrısı, her ne kadar teşhis konamasa da, eroinin iç organlarını bitirmesinden kaynaklanıyordu. Bu ağrıların dayanılmaz olduğu anlardan birinde, kendini vurarak öldürdüğünde, ölümünü garanti altına almak istermiş gibi, kanında onu öldürecek kadar çok eroin tespit edilmişti.

Dışavurumcu şarkılar, sözlerindeki aşırı öznel analojik gücü yüksek ruhani sefalet ve içsel korkuların kendine acındırmaya dönüştürüldüğü ruh halini gösteriyordu. Bu düşkünlük, grubun edindiği ticari başarıyı perdeleme işi gördü; sevenlerine göre kaybedenlerin sözcülüğünü yapıyorlardı. İçsel yıkıcılık ve kendine zarar verme sanatını konuşturuyorlardı. Nirvana, şimdiye dek kimsenin dolduramadığı bir boşluk bıraktı ardından; bunu “Best Of”u dinlerken tekrar tekrar anlıyorsunuz. Ünlü parçalarla dolu bir Nirvana albümü, umarız sonuncusu olur; umarız diyoruz, ama bunun böyle olmayacağını da bilerek. Zira Cobain’de sonuncusu olmasını arzulardı. İçinde 15 klasiğin bulunduğu toplama, çıkar çıkmaz yok sattı ve plak şirketinin iştahını bir kez daha kabarttı; pazarlama sloganları, Nirvana’dan ziyade Aerosmith ya da Bon Jovi’yi andırsa da, içindeki müziğin bu şarlatanlarla alakası yok.

Her ne kadar içsel bunalımların eksperi de olsalar, birer rockçı olarak, plak şirketlerinin takım elbiseli yönetici çakallarını asla yenemezlerdi. Nirvana’nın kontrolsüz gücü, bu gelişme karşısında, ağzından salyalar akan sektör tarafından bir anda zapturapt altına alınıvermişti. Kaşarlanmış Michael Jackson ve Madonna’dan sonra, ‘altın yumurtlayan tavuklar’ listesinin başına oturtuldu Nirvana. “Nevermind”, rock tarihinin en trajik plaklarından biri haline geldi; insanı ölüme götürme riski yüksek duygular, korkunç para ediyordu. Ne tuhaf bir büyü!!!

Bu yazı Cumhuriyet kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>