Kutudaki Karanlıklar Prensi; Ozzy Osbourne

by · Nisan 30, 2005

“Prince of Darkness” adlı dört CD’den oluşan bokset, sekiz stüdyo, beş konser ve dört toplama albümden oluşan Ozzy Osbourne külliyatından yapılmış seçmeleri içeriyor. 12 adet de daha önce yayınlanmamış stüdyo kaydı ya da demo ve konser versiyonu şarkı var. Bu çalışmayı yapımcı koltuğunda tezgahlayanlar ise, Iron Maiden topluluğunun patron solisti Bruce Dickinson ile Ozzy’nin karısı ve menajeri Sharon Osbourne.

31 yıllık müzik kariyerine sahip olan Ozzy, ilk (halen de en büyük) süksesini Black Sabbath ile yapmıştı. Topluluktaki Aston çıkışlı dört gencin dördü de şehrin işçi mahallelerinde doğmuştu. 1948 doğumlu John Michael ‘Ozzy’ Osbourne, çelik işçisi bir babanın altı çocuğundan biriydi. Yaşamı boyunca insanlara sunacağı karanlık ve ölüm temaları onun yaşamına çok önceden sızmıştı, çünkü okulu terk ettiğinde bulduğu ilk iş mezbahadaydı. Başını çevirdiği her yerde gördüğü kan, bağırsak ve yüzülmüş deriler, onu kabuslarını kanlar içinde koşturan ineklerle dolduracak hale getirmişti. Onun için yolun ayrımında sokak çetelerine ya da rock’n roll topluluklarına katılmaktan başka seçenek yoktu. Küçük çapta bir araklama olayı nedeniyle iki ay hapis yatması işin tuzu biberi oldu.

Ocak 1970’de kapısını aşındırdıkları Vertigo’yla anlaştılar. İlk albüm piyasaya sunulmasıyla birlikte, sahnede insan kurban etme ayinlerini canlandıran topluluğun şarkı isimleri, onları yıllarca kapanmayan bir tartışma kaosuna sürükledi. Eleştirmenlerin saldırgan tavırlarının yanında medya şeytan meselelerine takmıştı. Şeytana tapma ve kara büyü ile olan ilgilerinin sıradan okurun daha fazla ilgisini çekeceğini düşünen kurnaz yazarlar hemen harekete geçtiler. Ancak ne var ki, bu dört arkadaş, medyanın bu saplantısını kullanmayacak kadar aptal değildi. “Paranoid” adını verdikleri ikinci albüm, ilk albümün karanlık ve melankolik havası yoğunlaşarak sürdürüyordu. Pek çok insana göre ‘güneş yerine gölgede yaşamayı’ seçmişlerdi. Kıyamet tellalları imajına rağmen, sözlerine dikkatle bakıldığında çiçek çocukları ideolojisinin etkisi vardı. Bir ara konserlerinde Ozzy rengârenk giyinerek, havaya barış işaretleri çizerek, seyircilere “sizi seviyoruz” diye bağıracaktı, ama nafile; bir kez adı ‘civciv ezen adam’ palavrasıyla özdeşleşmişti. ‘War Pigs’, Bob Dylan’ın ‘Masters of War’udan sonraki en sert ve saldırgan savaş karşıtı parça olarak kabul edildi.

1970 turnesinden dönen Ozzy’nin sinirleri hastanelik olacak kadar gergindi. Bir yıl sonraki 10 ay süren turneler ise gırtlağının canına okumuştu. Giderek artan mutsuzluğuna fiziki sıkıntılar da eklenmişti. Topluluğun tüm dengeleri Ozzy üzerinde yoğunlaşınca, babasının kanserden ölümünün ardından teselliyi alkol ve uyuşturucuda arayan şarkıcı, kısa bir süre için akıl hastanesinin kanatları altına sığındı. Planlı bir ablukaya ve sürekli ortalığı karıştıran yasal basına rağmen, underground basın ve plak alıcıları sonuna kadar onların yanındaydı. 79 yılında vergi sorunları yüzünden Los Angeles bölgesine yerleştiler. Alkol ve kokain kullanımının yanında, artık otuzunu aşmış olan Ozzy yeni isimlerle çalışmak istiyordu. Diğer üyelerle olan ilişkileri de iyice gerginleşmişti. Uzun süredir beklenen olay, Ozzy’nin ayrılmasıyla noktalandı.

Kendi ekibini kuran Ozzy solo albüm turnelerinde eski arkadaşlarına olan hıncını gizlemiyordu. Medyanın gözü önünde dönen tüm tartışmaları kullanmayı iyi bilen şarkıcının albümü milyonun üzerinde satarak Black Sabbath’ı fersah fersah geride bırakmıştı. Bir önemli özelliği marka haline getirdiği gitarcılardı. Hepsi onun yanında isim yaptı, ancak Ozzy’den ayrıldıktan sonra aynı başarı çizgisini yakalayamadı. 1994 yılında Grammy ödülüne uzanan Ozzy, öte yandan Amerika’da şarkı sözlerinden dolayı mahkemeye verildi, ancak sonunda aklandı. Sansür kurullarının daimi hedefi olarak bu tip sorunları sürekli yaşadı.

Çok sevdikleri eski başkan Tommy Mottola’nın istifasının ardından Sony’den ayrılan Ozzy’nin eldeki kayıtlarından seçilmiş “Prince Of Darkness”in ilk CD’sinin bir iki yeni düzenleme dışında hiçbir özelliği yok. İkinci ve üçüncü CD’deki demo versiyonlarının bu dörtlü bokseti ne kadar almaya değer kılacağı ise tartışılır. Geriye bir tek dördüncü CD ile özel olarak eskitilmiş kutunun içinde, ünlü İngiliz fotoğrafçısı Sam Taylor Wood’un çekmiş olduğu 60 sayfalık buklet kalıyor ki, bunlar içinde bu kadar para verip vermemek size kalmış. Sözün kısası; “Prince Of Darkness”in içinde dört CD için oldukça az yeni malzeme var. Fanlar daha iyisini hak ediyorlar.

Kategori: Cumhuriyet

Yoruk Bırak