PJ Harvey “Uh Huh Her” (2004)
Polly Jean, pek ondan duymaya alışık olmadığımız kadar neşeli şarkılar içeren albümü “Stories From The City, Stories From The Sea”den sonra yeni çıkardığı “Uh Huh Her” ile aslına döndü; yine umutsuz derecede kedere büründü, ağıtlar yaktı, karalar bağladı. Zaten kendisinin de dediğine göre bir önceki çalışma pek içine sinmemiş, çünkü çıkan şarkılar fazlaca basit ve bir o kadar da neşeli olunca, Polly hakkındaki imaj tartışmaları boyut değiştirmiş. Oysa bu onun nefret ettiği bir durum; tıpkı mainstream dinleyiciler için yazmak ve onlar tarafından izleniyor olmak gibi.
Yeni albüm “Uh Huh Her” ise, onun gerçek doğasını, yani hüzünlü, romantik ve biraz da içine kapanık bünyesini oldukça gerçekçi bir şekilde yansıtıyor. Son derece karamsar bir hava yaratan şarkılar, ayrıca Polly tarafından kendi kendine tedavi amacıyla kullanılıyor olma özelliğini taşıyor. İlk dinleyişte “Is This Desire?” ya da “To Bring You My Love” gibi klostrofobik (kapalı yer korkusu) işlerin en iyi örneklerini anımsatıyor. Şarkıların başarısındaki bir başka önemli neden, Polly’nin incelikli lo-fi ve bileğine kuvvet elektrik gitar akorları ile Tom Waits ve Nick Cave arası noise tonlamalar yapması gibi görünüyor.
Hepsinin yanı sıra, şarkıları güçlendiren çok önemli bir neden daha var ki; o da sözlerin başlamamış ya da bitmiş aşklarla ilgili oluşu. Çünkü Polly’nin aşk yaşamında mutsuz olduğu daha ilk parçadan itibaren bariz hissediliyor. ‘The Life And Death Of Mr Bad Mouth’, zevk ve acı arasındaki çizgiyi kaybeden birini resmediyor. Ancak Polly’nin içini döktükçe ya da ruhunun karanlık köşelerini güneş ışığı ile buluşturdukça rahatladığını sanmayın. Polly bundan pek hoşlanmıyor; özel yaşamını kendine saklamayı, şarkılarında bunu sadece bir alt metin çözümlemesi olarak sunmayı arzuluyor. Bu arzusunu en fazla gerçekleştirdiği şarkılar gerilim tırmandırıcı ‘Shame’ ve ‘Who The Fuck?’ olarak göze çarpıyor. Albüm sonra gevşemek için söylediği birkaç tane sakin folk harmanı şarkı ve kısa enstrümantal pasajlarla devam ediyor. Ta ki, müzik endüstrisi ve medyayı şoke etmek amacıyla kaleme alındığı her halinden belli olan ‘Cat On The Wall’ adlı şarkıya dek. Polly büyüklerin yasalarından nefret ettiğini haykırıyor. Buna karşın tüm yapımı kendisi üstleniyor, kayıtlarını evindeki küçük odasında gerçekleştiriyor. “Uh Huh Her”, bağımsız olmanın kıvancını yaşayan, hazmı zor bir lokma ve Polly onunla gurur duyuyor.
