UB40 : Homegrown
Bugüne dek tüm dünyada 50 milyonun üzerinde albüm satmayı başaran UB40, reggae müziğinin pop kanalıyla dünyaya açılan kültür elçisi. Davulda James Brown, vokalde Ali Campbell, gitarda Robin Campbell, basta Earl Falconer, vurmalıda Norman Lamont Hassan, saksofonda Brian Travers ve klavyeli çalgılarda Michael Virtue’nin yer aldığı Birminghamlı ekip, reggae ile birlikte modern R&B, ragga, hip-hop ve garaj müziğinin de etkilerinin alabildiğine büyük bir rahatlık içinde kullanır müziğinde. Uzun bir müzik kariyeri bulunan topluluk, ayrıca ülkesinin geleneğini de arkasına alır.
Hem modern teknolojinin kullanıldığı, hem de geleneksel esprilerin yer aldığı “Homegrown”, UB40’nin 22. albümü. Albümün ilk single’ı ‘Swing Low’, aynı zamanda İngiliz milli rugby takımının marşı. Kölelik karşıtı sözler içeren şarkı, topluluğun ta başından beri savunduğu ırkçılık karşıtı düşüncenin uzantısı niteliğinde. Özellikle en ünlü albümleri olan “Labour Of Love”da belirginleşen rock-steady tarzındaki çağdaş şarkı ‘Swing Low’, stresli elektronik vuruşları, stadyumdaki kalabalığı betimleyen sample sesleri ve gospel korosu ile unutulmayacak bir UB40 klasiği olmaya aday.
80’li yıllar boyunca tüm müzikseverlerin ağzına sakız olmuş ‘Red Red Wine’, ‘I Got You Babe’ gibi bir şarkıları yaratan, Sovyetlerden Güney Afrika’ya kadar alışılmadık coğrafyalarda konser vermeyi, dünyanın metropollerinde çalmaktan daha fazla önemseyen ilerici topluluk UB40, yeni albümü “Homegrown”da yine eskisi gibi anılmaya değer, akılda kalıcı melodiler taşıyan parçalar çıkarmaya özen gösteriyor. Baştan çıkaran reggae ritimleri ile örülmüş ve yeteneklerini sonuna kadar sergileyen her bir parça ile, İngiliz Pop müziğinin ortalamasını yükseltiyor.
“Homegrown” topluluğun klasik köklerine dönüşü işaret ediyor. Burada yer alan birbirinden sağlam ritimli, güçlü melodili 12 şarkı topluluğun halen diri kalan özünü ortaya çıkarıyor. Örneğin açılışta yer alan ‘So Destructive’, basit ama etkileyici yapısı ile albümün bütünü için fikir veren tipik bir şarkı. ‘Just Be Good’ ve ‘Nothing Without You’, derin, alttan alta çalışan dub ritimleri ile bir anda sarmalıyor dinleyeni. ‘Drop On By’ ve ‘Young Guns’, 80′li yıllardaki hit parçalarını andıran, tatlı vokalli, kolay hazmedilir, elektronik arka planın daha bir yakından hissedildiği sempatik bir parçalar. ‘Freestyler’, adından da anlaşılacağı üzere, albümdeki tek ragga vokalli, synthesizer ile örülmüş melodilerin arasına döşenmiş, elektronik zeminli şarkı. ‘Hand That Rocks The Cradle’ ise, hafif club etkileri taşıyor.
“Biz her zaman melez müzik yaptık. Birmingham çocuğu olduğumuz için asla pür reggae ya da Jamaika müziği çalmadık. Yaptığımız müzik caz-dub reggae olarak tarif edilebilir” diyor şarkıcı Ali Campbell.
